İstatistikler


Website Statistics

LİNKLER

Eposta

Yollar, duraklar ve kent
Taşınma analizi PDF Yazdır e-Posta
Murat Çetin tarafından yazıldı   
Cumartesi, 26 Temmuz 2008 16:16

İstanbullular göçebe bir toplumdur. Ancak bu göçebeliğin mevsimlerle ilgisi yoktur.

Boş koliler hafızanın yerini tutar. Kolilere kıskançlıkla bakarsınız. Ama fiziksel olarak hafızanızdan, her zaman çok daha ağır olmakla birlikte, mânen mutlaka çok daha hafiftirler.

Hafızanızdan silinmeye başlayan isimler ve resimlerle karşılaşırsınız. Kimini buruşturup maddî âlemden de atarsınız. Kimini saklar ve delil bırakırsınız.

Devamını oku...
 
İstanbul İli Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 
Murat Çetin tarafından yazıldı   
Cumartesi, 26 Temmuz 2008 16:13
Türkiye’de bir yerde, İstanbulluların kurduğu bir hemşehri derneği var mı? Biraraya gelip sarılan, “Hemşerim!” nidalarıyla ortalığı inleten insanlar bulunur mu?

İstanbul’u eleştirseniz, “Yaşanmaz bu şehirde” deseniz, İstanbullulara hakaret etseniz, “Bu şehirde adam yok” diye bir laf atsanız, kapınızın önü slogan atan pankartlı kalabalıklarla dolar mı?

Neden, başka şehirler için “doğmak değil, doymak” yeter de, İstanbullu olmak için “yedi nesil” buralı olmak şartı aranır?

Devamını oku...
 
İstanbul'u bilmeden PDF Yazdır e-Posta
Murat Çetin tarafından yazıldı   
Cumartesi, 26 Temmuz 2008 16:12

İstanbul’u bilmeden yaşayan ve yaşamaya devam edecek olanlar var.

Ne garip!

Onu bir keşmekeş, bir karmaşa; ucu bucağı belirsiz bir genişlik, bir koşturmaca, bir ihanetler kenti; yakınlaşmadan gelen bir uzaklıklar şehri, her an içine düşülebilecek bir dipsiz kuyu olarak bilenler ve bilmeye devam edecek olanlar var.

Ne acı!

Devamını oku...
 
İnsana yolculuk yakışır PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Murat Çetin tarafından yazıldı   
Cumartesi, 26 Temmuz 2008 16:11

Nasıl da yakışır insana yolculuk. Ayakları yollara nasıl da yakışır, elleri vedaya, dili veda sözlerine...

İnsan bir kaplumbağadır, evini sırtında taşır. Düzenini kurup, değiştirir. Yola devam eder ve tekrar durur, tekrar kurar yuvasını. Ta ki, kalıcı konutuna yerleşene dek.

İnsan bir kangurudur, yavrusunu cebinde taşır. Yalnız yavrusunu değil dostlarını, düşmanlarını, aşklarını... Kimlikleri değişir, ama bir sevgi, bir nefret ve bir aşk aynı kalır...

İnsan bir bulut kümesidir, yağmurunu yanında götürür. Ağlatan ve güldüren sebepler söner, hüzün ve sevinç öylece durur bünyesinde...

Devamını oku...
 
Yeryüzünün tüm limanları, istasyonları, durakları PDF Yazdır e-Posta
Murat Çetin tarafından yazıldı   
Cumartesi, 26 Temmuz 2008 16:10
Yeryüzünün tüm limanları, istasyonları, durakları bir yazıyı hak ediyor; bir yazıyı, bin yazıyı, bir şiiri, bin şiiri... Çünkü:

-1. Hayatla ölüm, hayatla gerçek hayat, ölümle ölüm arasındaki kimi zaman ince, ipince, pamuk ipliği kadar ince; kimi zamansa kalın, çok kalın, dağlar kadar kalın çizgiyi yollarında, sularında, raylarında taşır.

0. Kavuşmanın, ayrılmanın, ulaşmanın, kaçırmanın hüzün, sevinç ve pişmanlığını misafirlerinin yüreklerine taşıtır.

1. Beklemenin öğrettiği sabrı, sevmenin olgunlaştırdığı kalbi, ayrılmanın anlam kattığı hayatı banklarında barındırır.

Devamını oku...
 


GALERI