|
Herşeyin bir annesi vardır, bir anlamda. Kuşların varsa, bulutların da vardır. Kuşlar şefkatsiz uçamayacağı gibi, bulutlar da şefkatsiz yağamaz. Balıkların varsa, denizlerin de annesi vardır. Balıklar şefkatsiz yüzemiyorsa, sular da şefkatsiz akamaz. Böceklerin varsa çiçeklerin, taşların da annesi vardır. Ne çiçekler şefkatsiz büyüyebilir; ne taşlar şefkatsiz taş gibi sert olma yürekliliğini gösterebilir.
Rüzgârların annesi vardır, bir yandan yüzümüze ılık ılık eserken, bir yandan çiçekleri döllendiren rüzgârların. Bebeklerin annesi varsa, yüreklerin de vardır. Hangi yürek şefkat olmaksızın bir ahenkle atar ki? Nefeslerin de annesi vardır, bir anlamda. Hangi nefes daralmaz, şefkatsiz ve hangi nefes hızlanmaz şefkat ile? Gözlerin de annesi vardır, sevgi ile bakan gözlerin. Yüzlerin de annesi vardır, nur akan yüzlerin. Sözlerin de annesi vardır, doğru ve ısıtan sözlerin. Yazının annesi vardır, şefkat kokuyorsa. Okumanın annesi vardır, kalbe huzur veriyorsa. Konuşmanın annesi vardır, susmanın da; her şeyin yerli yerinde olması gerektiği dersini aldığı her halinden belli ise. Yolların annesi vardır, doğru yola götürüyorsa. İstasyonların da vardır, “İşte doğru yer burası” dedirtiyorsa. Tüm çocukların annesi vardır, masumluklarını muhafaza ettikleri sürece. Tüm annelerin annesi vardır. Gözlerinde bir ışıltı, yüreklerinde bir sıcaklık, ellerinde bir merhamet olarak görürsünüz. Herşeyin bir annesi vardır. Bir anlamda... Çok anlamda...
|