İstatistikler


Website Statistics

LİNKLER

Eposta

Takdim-Önsoz-Sonsöz
LÜTFEN DİKKAT PDF Yazdır e-Posta
Murat Çetin tarafından yazıldı   

Bu sitedeki tüm yazıların telif hakkı Murat Çetin'e aittir. Kaynak göstermeden kesinlikle yayınlanamaz.

 
Sonunda yazdım PDF Yazdır e-Posta
Murat Çetin tarafından yazıldı   

Sonunda yazdım.

Nice kâğıtlar yırtıp attım. Nice mürekkepler tükettim. Dirsekler çürüttüm, kafa yordum.

Bir ucundan bir ucuna gidip geldim odanın, yollar aşındırdım. Beynimin kıvrımlarında yol aldım, yoruldum. Bardak bardak çaylar bitti, başlar ağrıdı, gözler ağırlaştı.

Sonunda yazdım...

Devamını oku...
 
“Gerçek bir başlık bulana kadar geçici başlık.” PDF Yazdır e-Posta
Murat Çetin tarafından yazıldı   

Gerçek bir soru bulana kadar, tüm sorular iptal edilmiştir. Cevaben duyurulur.

Gerçek bir gündem bulana kadar, tüm gündemler iptal edilmiştir. Gündemin ilk maddesi olarak duyurulur.

Gerçek bir ağıt bulana kadar, tüm ağıtlar durdurulmuştur. Gözyaşları içinde duyurulur.

Gerçek bir tebessüm bulana kadar, tüm gülümsemelerin üstü çizilmiştir. Bıyık altından gülerek duyurulur.

Gerçek bir dert bulana kadar, tüm dertlere boş verilmiştir. Tasa içinde duyurulur.

Gerçek bir taze başlangıç bulana kadar, tüm açılışlar iptal edilmiştir. Törenlerle duyurulur.

Gerçek bir yıldönümü bulana kadar, tüm sene-i devriyeler iptal edilmiştir. Alkışlarla duyurulur.

Gerçek bir sevgi bulana kadar, tüm aşk, sevgi ve ilgiler iptal edilmiştir. Tüm kalbimizle duyurulur.

Gerçek bir dostluk bulana kadar, tüm dostluk ve arkadaşlıklar iptal edilmiştir. Dostça duyurulur.

Gerçek bir yol bulana kadar, tüm yollar kapatılmıştır. Kırmızı ışıkta duyurulur.

Gerçek bir özgürlük bulana kadar tüm özgürlükler hapsedilmiştir. Özgürce duyurulur.

Gerçek bir “Evet!” bulana kadar, tüm kabuller reddedilmiştir. Evet, bu da duyurulur.

Gerçek bir “Hayır!” bulana kadar, tüm “red”ler geri çevrilmiştir. Hayırlı olsun, duyurulur.

Gerçek bir cesaret bulana kadar, tüm cür’etler iptal edilmiştir. Korkusuzca duyurulur.

Gerçek bir ceza bulana kadar, tüm cezalar affedilmiştir. Merhametle duyurulur.

Gerçek bir af bulana kadar, tüm aflar kaldırılmıştır. Maalesef duyurulur.

Gerçek bir masumiyet bulana kadar, tüm beraatler ertelenmiştir. Gereği düşünülerek duyurulur.

Gerçek bir acı bulana kadar tüm biberler yasaklanmıştır. Acı içinde duyurulur.

Gerçek bir tatlı bulana kadar, tüm tatlılar saklanmıştır. Tatlılıkla duyurulur.

Gerçek bir göz bulana kadar, tüm görüşler görüş mesafesi dışına taşınmıştır. Gözü kapalı duyurulur.

Gerçek bir nefes bulana kadar, tüm teneffüsler iptal edilmiştir. Derin bir nefes alarak duyrulur.

Gerçek bir ders bulana kadar, eğitime süresiz ara verilmiştir. Zil sesiyle beraber duyurulur.

Gerçek bir çalışma bulana kadar, tüm tatiller tatil edilmiştir. Alın teriyle duyurulur.

Gerçek bir yorgunluk bulana kadar tüm rahatlıklara rahatlık batmış kabul edilecektir. Ayakta duyurulur.

Gerçek bir tepki bulana kadar tüm etkiler etkisiz kılınmıştır. Refleksle duyurulur.

Gerçek bir hastalık bulana kadar, tüm tedaviler askıya alınmıştır. “Hapşuu!” Duyurulur.

Gerçek bir komşuluk bulana kadar, tüm daireler birbirinden ayrılmıştır. Küller arasında duyurulur.

Gerçek bir hatır bulana kadar, tüm kahve alımlarına ara verilmiştir. Kırk yıl içinde duyurulur.

Gerçek bir son bulana kadar, tüm sonlar sona erdirilmiştir. Son olarak duyurulur.

 
Önsöz gibi PDF Yazdır e-Posta
Murat Çetin tarafından yazıldı   

Bu kitap ne işe yarar?

 

Bu kitap ne işe yarar, seni sersemletmeyecek, kafanı karıştırmayacaksa, allak bullak olmayacaksan. Okumaya başlamadan önce ocağa koyduğun yemeği unutup, yakmayacaksan. İlk gördüğün arkadaşına, “Bugün şöyle bir kitap okudum” diye anlatmaya başlamayacaksan bu kitap ne işe yarar?

Devamını oku...
 
TAKDİM PDF Yazdır e-Posta
Murat Çetin tarafından yazıldı   

Müzeye gitmeyeniniz var mıdır? Yoktur her hâlde. Hayatınızın herhangi bir döneminde, tarihî sayılabilecek antika bir kaç eser bulunduran, küçük de olsa, en azından müze havası solunabilecek bir binaya girmişsinizdir.

Daha ilk adımlarınızda, asırların izlerini taşıyan eserlerin antikalıklarına, daha doğrusu değerlerine  geçen yılların bir nakise getirmediğini algılamakta gecikmezsiniz. Şeklen kırılmış, parçalı, eciş-bücüş görünseler de, antikalıklarından bir şey kaybetmiş değillerdir.

Böyle bir eserin kıymeti, eskiliğinden daha çok, üzerindeki sanat, el işi bezeme ve süslemelerden kaynaklanır. Hele bir de sanatkârına izafeten bir belirti, bir iz veya mühür, ya da imza taşıyor ise o şeye paha biçilmesi oldukça zorlaşır.

İnsan, kâinat müzisinde antika bir eser sayılabilir mi?  İnsanı müze kabul edersek içinde dışında, ruhunda bedeninde, maddesinde mânâsında sergilenen antikalardan söz  etmemek için herhangi mantıklı bir gerekçeden bahsedilebilir mi?

 El-ayak, göz-kulak gibi uzuvlar, hangi müzenin ön bahçesinde yahut girişinde sergilenen, hangi antikadan daha az değerlidir?

Ya bu müzenin gizli salonlarında dikkate sunulan "görünmezler"e ne demeli: duyular, duygular, lâtifeler; ruh cevherine ait olanlar?

Kâinatı ya da insanı "Harap Eserler Müzesi" haline getirmek veya "Antika Eserler Müzesi" olarak korumak ve ebediyete kadar öylece kalmasını sağlamak, müze müdürünün sorumluluğundadır.

Yayımladığımız bu kitap, Murat Çetin'in "çetin," ama uyarıcı ve antika üslubu ile "emanet, eser,  antika, müze, müze müdürü" ve benzeri metaforların karşılıklarını  kapsayan, denemelerinden derlenmiş bir çalışmadır.

Zevkle okumanız dileği ile...

 

Yeni Asya Neşriyat

 


GALERI