|
İnsanlar vardır isimleri büyük harflerle yazılan. Başına “sayın”lar, sonuna “ekselâns”ları eklenen. İnsanlar vardır isimleri en tepelerde yazılan. Dikkatle dinlenilen, başları eğdiren. Her sözü bir buyruk, her kaş çatışı bir ültimatom; sesindeki her desibel yükseliş, bir savaş ilanı sayılan.
İnsanlar vardır, peşinde insancıkları ile dolaşan. Yardımcıları, danışmanları, sözcüleri olan ve onlarla görüşmek bile başarı kabul edilen. Onların sözlerine inanmayanlar yüzde 96’lara ulaşsa bile herkes kendilerine inanıyormuş gibi konuşmaya devam edebilen ve o yüzde 96’yı marjinal gösterebilen. İnsanlar vardır, isimleri ne kadar “özel” sayılsa, baş harfleri büyük yazılsa da bu, dilbilimciler haricinde kimse tarafından kâle alınmayan. Tahminî rakamların “ilâ”sının sağında ve solunda yer alırlar. Görevleri, meselâ, 400 ilâ 450 insanın, alt ve üst sınırlarını tutmaktır. “En az” denirken kendilerinin sayılıp sayılmayacağı şüphesi onları aşan bir sorudur. “En fazla” diyenlerin ağzından çıkan rakamın gerçek olmaması ile hayatta kalmaları arasında doğrudan bir bağ vardır. Öldürülmeleri üzerine bir “özür” yeterlidir. Onları vurmak ne bir katliam, ne bir cinayet, ne de bir terör eylemidir. Sadece hedefin şaşması sonucu gerçekleşen “özür dilenesi” bir hatadır. İsimleri yoktur, sayıları vardır. Ölümleri de sayısal bir yanlışlıktan ibarettir. Yüzleri yoktur, ama yüzsüz olduklarından değil. Geçmişleri yoktur, ama hafızalarını kaybettiklerinden değil. Gelecekleri de yoktur, ama bu savaşta ölüp ölmeyeceklerinden bağımsız. Bir baba, bir anne, bir evlat, bir torun, bir dede, bir işçi vesairedir. En çok da “vesaire...” İstatistiklerin pasta diliminde aç olarak hayatlarını sürdürürler. Bir ondalık sayının virgülden sonrasında yaşarlar. Toplanıp toplanıp tam sayıya ulaşmaya çalışırlar. Bir bomba ile, bir füze ile girerler CNN International’ın logosunun altından alt yazı olarak. “Peki ya onlar?” Bu soru onlar için sorulur sorulursa... “Şimdi de Irak’tan bildiriyoruz”un “Irak’tan”ı ve “bildiriyoruz”undan çok daha fazla şey anlatır “şimdi de”si. “Canlı kalkan”dırlar sessiz sedasız. İsimsiz ve sayısız...
|