|
Hangisi daha çoktur medeniyetin “eser”leri arasında, yaptıkları mı, yıktıkları mı? Yakılanların, yıkılanların, harap edilenlerin sergilendiği bir müze ile; yapımı yıllar süren, binlerce yıldır korunan eserlerin sunulduğu bir müze yan yana kurulsaydı, hangisi daha büyük olurdu? Hangisinde daha çok eser bulunurdu? Hangisi daha çok rağbet görürdü?
Hangi kitaplar ilginizi çekerdi, bir kütüphanenin tozlu raflarında orijinal haliyle duran bir kitap mı, içinde ne yazdığı konusunda binlerce söylentinin dolaştığı yakılmış bir kitap mı? Dimdik duran bir kaleye bakışınız ile, harap edilmiş bir kervansaraya bakışınız arasındaki farkı kestirebiliyor musunuz? Bu tahrip olmuş eserler müzesi nasıl korunurdu sizce? Onu depremin en çok sarsacağı bir fay hattının üzerine yerleştirmekte mahzur görülür müydü? İnsanların yıkışının üzerine, zelzelenin sillesi önemsenmez miydi yoksa? Peki, kim beklerdi böyle bir müzenin kapısında? Nasıl korunurdu? Kimlerden korunurdu? Daha bir itina mı gerekirdi, daha bir hassasiyet, daha bir “gözü gibi bakma?” Açılışını merak ediyorum bu müzenin. Açılış konuşmasında söylenecekleri de. Hüzünlü bir konuşma olacağından eminim. “Zararın neresinden dönülürse kârdır” sözünün sık sık tekrarlanacağını da tahmin edebiliyorum. Bundan sonra böyle üzücü hadiselerle karşılaşmama temennileri de bol bol zikredilecektir. Tarihe sahip çıkma klişeleri daha bir vurguyla kullanılacaktır. Belki kırık bir makasla kesilecektir, yamalı açılış kurdelesi. Ziyaretçiler taş parçalarını, kitapların küllerini, kırık tahtaları, iyice süzüp anlamlandırmaya çalışacaklardır eserlerin bütününü. Sadece geçmişi anmakla kalmayacak, zihinsel puzzle oyunu da oynayacaklardır. Sağlam eserlerinin bulunduğu müzeden harap eserler müzesine eser nakli gerçekleştikçe, medeniyet yeni harikalar üretip müzesine yerleştirebilir miydi? Yoksa bir tarafta iyice büyüyen bir müze, diğer tarafta neredeyse tamamen boşalan bir bina mı kalırdı? Sağlam eserler müzesine sahip çıkma konusunda dünya kamuoyunda bir konsensüs oluşur muydu sizce? Oluşan bu konsensüs dünya güç dengesinin neresinde dururdu? Medeniyet teknoloji üretip tüketmekten, eser bırakmaya hiç mi geçmezdi?
|