|
Dünyada 2002’nin en önemli olayı neydi? Savaşlar, depremler, felaketler, uluslararası anlaşmalar... Pek çok önemli olay yaşandı. Bunlardan çoğu önümüzdeki yıllarda unutulacak, değerini, önemini yitirecek. Ama insanlık, aslında Ay’a gidilmediği iddiasını üzerinde taşımaya devam edecek. Ne kadar yalanlanırsa yalanlansın, hatta aksi ne kadar ispat edilirse edilsin, bu “acaba” içimize düştü bir kere.
Belki biraz, teknolojiye yetişememiş olmanın burukluğunu atacak, belki biraz hayallerimizi yıkacak. Ama mutlaka bir iz bırakacak. “Ay’a gidilmedi, Nevada çölündeki çekimlerle dünya aldatıldı” iddiası bugüne kadar duyduğumuz pek çok klişeyi yerle bir edecek, en azından, o kadar rahat söylenmeyecek hale getirecek. Birileri 33 yıldır anlatılanları sarsmaya çalıştı. Pek başarılı oldukları söylenemez. Ama bir an için iddiaları doğru kabul edersek neler değişirdi bir bakalım: “Millet Ay’a gitti, siz nelerle uğraşıyorsunuz?” Bu cümleyi söyleyenler artık tereddüt yaşayacak. O yaşamasa bile, karşısındakinden gelecek “Daha Ay’a gidildiği bile kesin değil. Kaldı ki, gidilse dahi..” diye başlayan bir cümleye hazırlıklı olması gerekecek. “Millet Ay’a, biz yaya” tekerlemesiyle bozulan moralimiz düzelecek. Gelişmişlik seviyemizin o kadar da kötü olmadığı yönünde kendimize telkinde bulunacağız. Ay’a gidildiğine bir türlü akıl sır erdiremeyen dedelerimiz ve ninelerimizle alay etmeye o kadar kolay yeltenemeyeceğiz. Ay’a gidildiği, yahut gidildiğinin iddia edildiği yıllarda yaşayanlar, “Biz dememiş miydik?” diye gülümseyecekler ve tecrübenin önemini tekrarlamak için bu iddiayı fırsat bilecekler. Konusu uzayda geçen filmlere kendimizi daha uzak hissedeceğiz. Kaptan Spak’a daha bir alaycı bakacağız. Hele “ışınlanma” lafını duyunca, “Ne ‘ışınlanması?’ Daha Ay’a bile gitmediniz!” diyeceğiz içimizden. Mars’ta yuva kurmayı düşünenler de o cümleyi ağlamaklı bir tonda mırıldanacaklar: “Daha Ay’a bile gidilmedi, Mars’ta hayat olsa ne yazar...” Ay’a ilk giden millet olma imkânımız devam edecek. Belki daha bir şevk ile çalışıp, bunu kendimize misyon edineceğiz. Ama herşeye rağmen, bunun bir yalan olmadığına, gerçekten Ay’a gidildiğine ve NASA’nın doğru söylediğine inanıyoruz. Çünkü, onu gökyüzünde her gördüğümüzde, Neil Armstrong’un ezanı duyup Müslüman olduğunu hatırladık yıllarca. Ezanın oraya ulaştığını zaten biliyorduk; Ay bizim için ezanla bütünleşti. Bizim için en büyük delil, Ay’dan getirilen toprak değil, Ay’dan işitilen ezandı.
|