Ezilmeniz, değil gündemi, kırık bir masayı bile sarsmaz.
Kimse sizin için örgütlenmez, hakkınızı savunmaz. Böcek ve hak kelimeleri aynı cümlede kullanılmaz.
Böcekseniz, öldürülmelisinizdir. Sizi öldüren silahlar, kimin daha iyi öldürdüğüyle ilgili yarışa girer reklamlarda. Kokusuz ve kesin çözüm sunan kazanmıştır bu yarışı.
Siz ölümlerden ölüm bile beğenemezsiniz, sizin adınıza çoktan beğenilmiştir.
Öldürülmeniz için zararlı olmanız, zehirli olmanız, pis kokmanız, rahatsız etmeniz, birinin tavuğuna kış demeniz, birinin suyunu bulandırmanız bile gerekmez. Böcek olmanız öldürülmeniz için gerekli ve yeterli bir sebeptir.
Sizi ancak biyologlar hayvan sayar. Bir hayvansever için siz hayvan değilsinizdir, ki hayvanseverler böceksever değildirler. Böceksever diye bir birleşik isim de zaten yoktur. Sizinle ilgili tek birleşik isim böceksavardır.
Kimse sizi evcilleştirmez. Bir isim bile vermez. Siz ancak türünüzün ismiyle anılırsınız.
Sizden ancak iğrenilir. Hayattayken de, ölüyken de. Size karşı hissedilebilecek belki de tek duygu budur. Küçüksünüzdür, ama mide bulandırırsınız.
Siz bir önemsizlik simgesisinizdir. Dünyaya nizam verdiklerini sananlar için, birileri “çiçek böcek”le uğraşıyorlardır, en ufak bir şeyin bile bir nizamın parçası olduğunu anlatmaya çalıştıkları için.
Onlar bir sineğin kanadıyla kâinat arasındaki bağı kuramaz.
Çünkü böcekseniz görüldüğünüz yerde ezilmeli, öldürülmelisinizdir.
Kimi böcek olarak görürseniz, onu da ezmelisinizdir. Kim sizin için böcekse, onun da herhangi bir hakkı olamaz. Birini böcek olarak görmeye başladığınızda, ona karşı hissedebileceğiniz tek duygu iğrenmedir. Sizin için o bir böcek türüdür, ismi yoktur, kimliği, kişiliği, geçmişi ve hayalleri yoktur. Böcektir, bitmiştir.
Ama dikkat edin; siz birilerini böcek olarak görüyorsanız, birileri de er geç sizi öyle görecektir.






