Hayatı unutma PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 
Murat Çetin tarafından yazıldı   
Pazar, 01 Mayıs 2005 00:00
Manuel yoğun bakımdayken, doktorlar arasında hummalı bir tartışma vardı. Bir kısım doktorların söyledikleri aklın sınırlarını zorluyordu:
“Adam manuel yaşam formunda hayatını sürdürüyor.”
“Ama bu mümkün değil, manuel yaşam formu sadece olayları tersten değerlendirerek tıbbî sorunları çözmeyi amaçlayan bir kısım tıp filozofunun akıl yürütme tekniği. Böyle bir şeyin mümkün olduğunu o filozoflar bile iddia etmiyor.”
“Aksini de iddia etmiyorlar.”
Bir başka doktor araya girdi:
“Siz neden bahsediyorsunuz? Yani bu adam, ancak kendisi irade gösterince mi yaşıyor?”
İtirazcı doktor alaycı bir gülümsemeyle:
“Yani Manuel ismindeki bu hasta, bir manuel hastası. Düşünebiliyor musunuz?”
İçeride tartışma saatlerce sürebilirdi. Peki dışarıda bekleyen hasta yakınlarına ne söylenecekti?
“Önemli bir şeyi yok. Biraz heyecanlı bir çocuk galiba. Hayatı es geçmesin, unutmasın. Bakın bunu laf olsun diye söylemiyorum. ‘Hayat’ı unutmasın. Benden sonra tekrar et…”
Manuel’in amcası şaşkın bakışlarla ve tereddüt içinde doktorun söylediklerini tekrar etti. Yeğeni taburcu olduğunda da, ona bu sözleri aktardı. Ne gariptir ki, Manuel, amcası gibi şaşırmamıştı. Düz bir yüz ifadesiyle:
“Tamam amca, söz, unutmayacağım. Hayatı hep hatırlayacağım” dedi.
Manuel bundan sonra evinin her tarafına küçük-büyük harflerle aynı şeyi yazıyordu: “Hayatı unutma!” Saati bu sözle ötüyordu sabahları. Papağanına bu cümleyi öğretmişti. Çiftliğindeki koyunlara bunu yazmıştı: “Hayatı unutma!”
Kimileri Manuel’in delirdiğini düşündü, kimileri “Akıllı çocuk, vardır bir bildiği” teslimiyetindeydi.
Günler geçtikçe hayatı unutmamak Manuel için hayatın bir parçası haline gelmişti. Nefes almak, su içmek, sabah uyanınca yataktan kalkmak gibi sıradan bir faaliyetti.
Ne olduysa Manuel’in kulübesini yıkıp yerine büyük bir ev yaptırma telaşıyla başladı. Kocaman bir ev yapmıştı. O küçük kulübesinde rahat nedir görmemişti. Ne yattığı yatak yataktı, ne yemek yediği mutfak mutfağa benziyordu.
Evini tamamladıktan sonra eşya almaya geldi sıra. Yılların birikimini evini dayayıp döşemeye harcarken paraya hiç acımadı. En iyi eşyaları aldı, en güzel şekilde döşedi.
Ama bir şeyi unutmuştu: Hayatı.
Yaptığı her şey “hayat” adına gibi görünse de, evinde “Hayatı unutma” notlarından hiçbiri yoktu. Saatini değiştirdiği için, saati de “Hayatı unutma” diye ötmüyordu. Papağanına iyi bir müşteri bulup satmıştı. Ona “Hayatı unutma, hayatı unutma” diyen bir kuşu da yoktu.
Manuel, evinde geçirdiği ilk gecenin sabahı uyanamadı. Evet saati ötmüştü. Ama gözlerini açtığında, “Ben bir şey unuttum ama ne?” diye kendini yiyip bitirmeye başladı. Ve unuttuğu şeyi hiç hatırlayamadı: Hayatı.
Yorumlar (0)
Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
[b] [i] [u] [url] [quote] [code] [img]   
:angry::0:confused::cheer:B):evil::silly::dry::lol::kiss::D:pinch:
:(:shock::X:side::):P:unsure::woohoo::huh::whistle:;):S
:!::?::idea::arrow:
Security
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
 
GALERI
Flim Müzik İndirme Forumu [ vBulletin 3.8.2 ] © 2007 - 2009
Kapatmak İçin Reklama Tıklayın !